Halkla ilişkiler ve İletişim vize ders notları

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy / LÜTFEN yıldıza tıklayarak YAZIYA OY VERİNİZ / ortalama: 5,00 / 5)
Loading...

Adalet Bölümü Halkla İlişkiler ve İletişim Birinci Yarıyıl Vize ders notları (ÖZEL HAZIRLANMIŞTIR) / ÜNİTE 1-4

Aşağıda yer alan notlar her hangi bir yerden alınmamış olup tarafımca özel olarak hazırlanmıştır. Halkla İlişkiler ve İletişim dersi kitabının 1-4 üniteleri esas alınmıştır ve birinci yarıyıl vize sınavına hazırlık için kullanılabilir.

ÜNİTE 1 – İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla ilişkiler

İletişim, iki birim arasındaki birbiriyle ilişkili mesaj alışverişidir. Unsurları ise şunlardır:

  • Birim
  • İlişkili olma
  • Mesaj
  • Geri bildirim

İletişim birimleri ikiye ayrılır: Kaynak birim ve hedef birim.

Geri bildirim; kaynak birimin gönderdiği mesaja karşılık olarak hedef birimin verdiği yanıta denir.

Kendi kendine ger bildirim; insanın kendine gönderdiği mesajı yine kendisinin algılaması sürecidir.

Gecikmeden ödüllendirme ve sonradan ödüllendirme ayrımı Wilbur Schramm’a aittir.

“Etkilemek ve değiştirmek için iletişim kurarız” diyen düşünür Berlo’dur.

İletişimin temel maçları şunlardır:

  • Var olmak
  • Bilgi edinmek
  • Paylaşmak
  • Etkileme
  • Eğlendirmek
  • İlişkileri geliştirmek
  • Kişilik geliştirmek
  • Gereksinimleri gidermek

Maslow’un gereksinimler hiyerarşisine göre kişiler öncelik sırasına göre şu ihtiyaçlarını giderir:

  • Fizyolojik (yeme, içme, barınma, cinsel ihtiyaçlar)
  • Psiko-sosyal (güvende olma, korunma, ait olma, sevme-sevilme, saygınlık, kendini gerçekleştirme)

adalet halkla ilişkiler ünite 1-4 notları

Kod; mesajın işaret haline dönüşmesinde kullanılan SİMGELER ve bunlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların tümüdür.

Kodlama; mesajın içeriğinin kod simgelerine DÖNÜŞTÜRÜLMESİDİR.

Kod açma; kodlanarak gelen mesajın içeriğini elde etmek için yapılan ÇÖZÜMLEME sürecidir.

İletişim ortamı; iletişim sürecini etkileyebilecek nitelikleri olan ve iletişim içinde bulunan KİŞİ, NESNE ve OLAYLARIN tümüne denir.

Halka ilişkilerin amaçları şu şekilde sıralanabilir:

  • GERÇEKLERİ yansıtır.
  • UZMANLIK işidir.
  • BİLİMSEL TEMELLERE dayanır.
  • DEMOKRATİK tutum ve davranışlar geliştirir.
  • Halkı AYDINLATIR.
  • Halkta YÖNETİME karşı OLUMLU davranışlar meydana getirir.
  • HALK-YÖNETİM ilişkilerini kolaylaştırır.
  • Kararların İSABET derecesini artırır.
  • Kanunlara uyulması için halka AYDINLATICI bilgi verir.

Halkla ilişkilerin temel amacı ise; özel ve kamusal yararlara cevap vererek ve herkesin KİŞİLİĞİNE saygı duyarak SOSYAL SORUMLULUK duygusu yaratmaktır.

Halka ilişkiler evreleri şunlardır:

  • Yönlendirme evresi – Siyasa kampanyalarla PROPAGANDA yaklaşımlarının denendiği evre
  • Bilgilendirme evresi – KAMUOYUNU HABERDAR kılmaya yönelik evre
  • Etkileşim ve anlayış geliştirme evresi – Kamuoyunu bilgilendirme yanında İŞLETMELERE DANIŞMANLIK hizmeti vermeye başladığı evre

Halka ilişkiler sürecinin temel evreleri şunlardır:

  • Araştırma
  • Planlama
  • Uygulama
  • Değerlendirme

Bir halkla ilişkiler projesinin en önemli unsuru, iletişim STRATEJİSİNİN belirlenmesi ve hayata geçirilmesidir.

Halkla ilişkiler çalışmaları gerçekleştirilirken kullanılan araçlar şunlardır:

  • Yazılı
  • Sözlü
  • Görsel/işitsel

Halka ilişkiler sürecinde kullanılan yöntem ve teknikler ise şöyle sıralanabilir:

  • Yüzyüze ve kişisel iletişim
  • Konferans
  • Seminer
  • Konuşma ve görüşme
  • Toplantı
  • Fuar
  • Festival
  • Yazılı ve basılı araçlar (dergi, gazete vb.)

İletişim türleri şunlardır:

  • Kendimizle iletişim
  • Kişiler arası iletişim (Kaynağını ve hedefini insanlar oluşturur.)
  • Örgüt içi iletişim
  • Kitle iletişimi (Büyük ve dağınık bir kitleye mesaj iletilmesidir.)

Halkla ilişkiler tanımları:

  • Organizasyonla onun KİTLESİ arasındaki iletişimdir.
  • İşletmenin ya da kurumun ya da örgütün yaptığı ve yönetim fonksiyonudur.
  • İşletme ile hedef kitlesi arasındaki sevdirme, saydırma, inandırma sanatıdır.
  • Kişinin ya da kurumun halkla ilgisini geliştirme çabasıdır.

halkla ilişkiler aöf ders notları

Etkileyici iletişim; halka ilişkilerde iletişimin İKNA amacı taşımasıdır.

Yineleme; hedef kitleye verilmek istenen mesajın tekrarlanması ve akılda KALICIĞININ sağlanmasıdır.

Geribildirim; yanlışların anlaşılması ve hataların düzeltilmesi bakımından en çok KAYNAK için önem taşır.

Kendi söylediklerini duyamayan birinin bir süre sonra konuşamaması, KENDİ KENDİNE GERİ BİLDİRİM olmayacağı için meydana gelecektir.

Kişinin rüya görmesi ve aklında bir şeyler kalması, KENDİMİZLE İLETİŞİME örnektir.

Kitle iletişiminin ortaya çıkmasında, çekilen filmlerin sinema salonlarında gösterilmesi etkili olmuştur.

Hedef kitle üzerinde kalıcılık sağlanması en çok YİNELEME’ye bağlıdır.

Panel; ilgili kişilerin, belirli bir konuda ve dinleyiciler önünde yaptıkları tartışmalı toplantıdır.

İletişim stratejisi; hedef kitleyi bilgilendirme, eğitme ve ikna etme anlamına gelmektedir.

Değerlendirme; yürütülmekte olan halkla ilişkiler sürecinin sonuçlarının ele alındığı ve ne ölçüde hedeflere ulaşıldığının tespit edildiği aşamadır.

İletişimin en genel tanımı; kaynaktan alıcıya iletinin aktarılma sürecidir.

Reklam; halkla ilişkiler sürecinde kullanılan yöntem ve araçlardan birisi DEĞİLDİR.

Halkla ilişkiler etkilerini belirli bir planda yürütmek için yapılan araştırmalar şunlardır:

  • Çevreyi izleme amaçlı araştırma
  • İletişim araştırması
  • Kimlik araştırması
  • Sosyal sorumlulukla ilgili araştırma

ÜNİTE 2 – Kişiler Arası İletişim

Kişiler arası iletişim; EN AZ 2 kişi arasındaki anlamları paylaşma sürecidir.

Kişisel iletişim kurmaya yarayan araçlar şunlardır:

  • Jestler/mimikler
  • Gülme
  • Konuşma
  • Bedensel ifadeler
  • Sessizlik

Bir iletişimin kişiler arası olabilmesi için şu 3 şartın varlığı gerekir (Tubbs ve Moss’a göre):

  • Katılanlar YÜZ YÜZE olmalıdır.
  • Kişiler arasında KARŞILIKLI mesaj alışverişi olmalıdır, tek yönlü olmaz.
  • Mesajlar SÖZLÜ ya da SÖZSÜZ olmalıdır. (Yazışmalar kişilerarası iletişim sayılmaz.)

Kişiler arası iletişimin özellikleri şunlardır:

  • Roller – roller iletişimi etkiler.
  • İki yönlü – tek yönlü iletişim olmaz, iletişim daime iki yönlüdür.
  • Anlam – mesajlara bağlı olarak anlamlar meydana getirilir.
  • Niyet – kişiler arası iletişim niyete dayanır.
  • Süreç – bir olayın devamıyla ilgili sürekli devam eder.
  • Sonuç – Kişiler arası iletişimin sonunda mutlaka bir geribildirim vardır.
  • Zaman – Kişiler arası iletişim zamana bağlı olarak artış gösterir.

Watzlawick, Beavin ve Jackson’un kişiler arası iletişime dair 6 temel varsayımları şunlardır:

  • Kaçınılmazdır.
  • İlişki ve içerik boyutu bulunur.
  • Mesaj alışverişindeki dizizel yapının kendi başına anlamı vardır.
  • Mesajlar sözlü ve sözsüz olmak üzere ikiye ayrılır.
  • İletişim kuran kişiler ya eşit ya da eşit olmayan kişilerdir.
  • İlişkilerde kişisel mesafeler bulunur.

Kişiler arası iletişim 4 temel bölgede düzenlenir:

  • Mahrem alan, mesafesi 30-35 cm’ye kadar.
  • Kişisel alan, mesafesi 40-80 cm arası
  • Sosyal alan, mesafesi 80 cm- 2 metre arası
  • Genel alan, mesafesi 2 metreden sonrası

İletişimsizliğe karşı direnç kırmak için şunlar yapılabilir:

  • Mizah
  • İltifat etmek
  • Nazik davranmak
  • Karşıdan bilgi istemek
  • Güncel olaylar üzerine birkaç şey söylemek

İyi bir konuşma için şu 3 şey dikkate alınmalıdır:

  • Etkin olarak dinlemek
  • Sorular sormak
  • Kendini biraz açmak

Kişiler arası iletişim türleri şunlardır:

  • Sözlü iletişim
  • Sözsüz iletişim
  • Yazılı iletişim
  • Kişiler arası iletişim
  • Kişi içi iletişim
  • Örgütsel iletişim
  • Kitle iletişimi/teknolojik iletişim

aöf halkla ilişkiler 1 vize notları

Önyargı; basmakalıp yargı, kalıp yargı olarak ifade edilir ve kişi ya da grup hakkında öğrenilmiş, benimsenmiş algılardır.

Öngörü; kişinin kendi inançları, beklentileri, amaçları doğrultusunda bir inanış yaratması ve bu inanışa gerçekmiş gibi bağlanmasıdır. Sonucunda, bu gerçek varmış gibi davranış sergilenir.

Sıfatlandırma; kişinin görünen davranışlarından ve özelliklerinden yola çıkarak, diğer özellikleri ve davranışları hakkında tahminde bulunulmasıdır.

Kalıplaşmış düşünce; diğer kişiye seçenek bırakmayan belirli dayatmalardan oluşan düşüncedir.

Suçlamak; yaşanan bir olayla ilgili kişinin diğerlerinde ya da kendinde hata bulmasıdır.

Bencillik; kendini düşünmek ve kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaktır.

Değiştirme; karşıdakinde beğenilmeyen özelliklerin olması ve bu özelliklerin değişmesi durumunda kabul edilebilir olacağına inanılmasıdır.

Kişiselleştirme; çevredeki her davranıştan, olaydan ya da kişiden kendisi ile ilgili bir anlam çıkarılmasıdır.

Dilde belirsizlik; kelimelerin açık biçimde ifade edilmemesi durumunda yaşanan belirsizliktir.

Algı yoksunluğu; duyumlarımız vasıtasıyla etrafımızdaki uyarıcıların yorumlanarak anlamlı hale getirilmesi olan ALGI’nın kişide bulunmamasıdır.

Savunucu iletişim; kişinin savunucu biçimde konuşması durumunda, dinleyicinin de savunucu bir tutum göstermesidir.

Geribildirim olmazsa iletişim gerçekleşmez; bunun adı İLETİM olur. İletişim çift taraflı iken, iletim tek taraflıdır.

Etnometodooji; temelleri GARFİNKEL tarafından ortaya atılmıştır ve tüm gün sürdürülen etkinlikleri anlamak için bireylerin kullandıkları yöntemlerin deneysel olarak araştırılması anlamına gelir.

Dil ile iletişimde kişilerin ne söyledikleri önemli iken, dil-ötesi iletişimde nasıl söyledikleri önem arz eder.

Atılganlık kişilik özelliği; başkalarını küçük görmeden ve haklarını yadsımadan kişinin kendi çıkarlarını koruyabilmesidir.

Duygudaşlık; empati anlamına gelir ve karşıdaki insanın duygularını anlama yeteneğidir.

Saydamlık; kişinin içi ile dışının bir olması, rol yapmamasıdır.

Etkin dinleme; karşıdaki kişinin söylediklerini çözmek, onun dünyasına girebilmek ve anlayabilmektir.

Atılganlık eğitimi; daha sonra gerçekleştirilecek olan davranışın önceden denenmesi yani prova edilmesidir.

Duygusal olgunluk; kişinin kendi duygularını anlaması ve başkalarının duyguları için empati yapabilmesidir. COLEMAN bu kavram yerine kendinin farkında olma (self awareness) ve ertelenmiş haz (delayed gratification) kavramlarını kullanmıştır.

Kişilik tasarımı; kişi hakkındaki tek bir özelliğin, onun hakkında genel bir izlenimin oluşturulmasında temel olmasıdır.

ÜNİTE 3- Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci

Benlik; kişinin kendi özünü algılama biçimidir.

Benlik türleri şunlardır:

  • Algılanan benlik
  • İdeal benlik
  • Özdeğer
  • Sosyal kimlik

Algılanan benlik; kişinin kendini nasıl gördüğüdür.

İdeal benlik; kişisel ilişkilerde mükemmele ulaşma isteği, sahip olmak istediği özelliklerdir.

Özdeğer; algılanan benlik ile ideal benlik arasındaki farktır. Fark az ise özdeğer yüksektir.

Sosyal kimlikler; ait olunan grup ya da sosyal çevre içinde geliştirilen farklı kimliklerdir.

Özsaygı ya da benlik saygısı; kişinin kendisini değerlendirmesi sonucunda ulaştığı kendini beğenme durumudur.

Benlik tasarımı; bireyin kendi ile ilgili düşünce, kanaat, bilgi, inanç ve algılarının tümünün düzenlenmiş halidir.

Freud’a göre 3 tür benlik vardır:

  • Alt benlik(id)
  • Benlik (ego)
  • Üst benlik (süper ego)

Benlik ya da ego; bir kişinin kendisi hakkındaki bilinçli bir farkında olmama durumudur.

Alt benlik; en derinde bulunan benlik türüdür ve cinsellik, saldırganlık, açlık gibi içgüdülerden oluşur. Kural tanımaz, haz prensibine göre hareket eder.

Benliği korumaya yönelik savunma mekanizmaları şunlardır:

  • Bastırma; alt benlikten gelen isteklerin ya da üst benliğin izin vermediği şeylerin bastırılmasıdır.
  • Yansıtma; kişinin kendinde bulunan kusurları başkalarında görmesidir.
  • Yadsıma/inkar; kişinin, rahatsız edici türdeki olayların yaşanmışlığını bilmezden gelmesidir.
  • Yön değiştirme; kızgınlıkların gerçekte kızılan kişiye değil de, daha az zara görecek bir başka kişiye gösterilmesidir.
  • Mantığa bürünme; yanlış yapılan bir eylemi mazeretler bularak daha az yanlış ya da farklı gösterme eğilimidir.
  • Özleştirme; başka bir insanın ya da grubun inançlarının ve özelliklerinin benliğine katılması ve kişiliğinin bir parçası halinde getirilmesidir.
  • Özdeşleşme; başka bir insan gibi davranmak, kendini onun yerine koymaktır.
  • Ödünleme; zayıf olunan alandaki eksikliği örtmek için güçlü olunan alandaki başarıyı kullanarak kaygılardan kurtulmaya çalışmaktır.
  • Yüceltme; İLKEL nitelikteki eğilimlerin, toplumca beğenilen etkinliklere dönüştürülmesidir. Şiir yazma, resim yapma gibi…
  • Gerileme; kişinin gereksinimlerinin yaşına uygun olarak karşılanmaması durumunda, gelişim aşamalarına dönüş göstermesidir. Kardeşi olan çocuğun tekrar bebek gibi davranmaya başlaması…
  • Saplanma; kişiliğin bazı yönlerinin gelişememesi, belirli düzeyde takılıp kalmasıdır.
  • Dönüştürme; zorlayıcı duyguların yön değiştirmesi ve bedensel olarak yaşanmasıdır.
  • Çözülme; bir ruhsal etkinlik kümesinin, kişiliğin geri kalanıyla bağlarını kopararak bağımsız etkinlik göstermesidir.
  • Duygusal soyutlanma; Bireyin diğer insanlardan bağımsız bir şeyler yapması ve iç ve dış gereksinimlerinin onlardan etkilenmesine önlem almasıdır.
  • Yapma-bozma; Kişinin çevresi ya da kendisi tarafından onaylanmayacak davranışından vazgeçmesidir. Örneğin özür dilenmesi…
  • Karşıt-tepki oluşturma; suçluluk duygusu meydana getiren istekler çoğaldığında ve kişi bunları baskı altına almakta zorlandığında, bu isteklerin karşıtı olan tutum ve davranışların BİLİNÇLİ olarak gerçekleştirilmesidir.
  • Neden bulma; tasarlanan davranışlara, mantıklı ve toplumun onayladığı açıklama getirmektir.
  • Duygudaşlık ve boyun eğme; kişinin sürekli bir şeyler vererek kendini kabul ettirmeye ve sevdirmeye çalışmasıdır.
  • Hayal dünyasına kaçma; kaygı içinde bulunan bir durumdan, hayal dünyasına sığınarak kaçmaktır.
  • Yoksun bırakmak; bir kişiye ceza vermek için, onu varlığından habersiz kılmaktır.
  • Parçalanma-benlik yitimi; kaygı denetim altına alınamadığında, benliğin bu duygudan kurtulmak için kendisini parçalamasıdır. Parçalanma sonucu ortaya çıkan duruma psikoz denir.

Kendini gerçekleştirme; insanın kendi gerçeğini anlaması ve kabul etmesidir.

Denetim odağı; bireylerin, yaşamları içindeki davranışlarında, diğer kişilerin kendileri ile ilgili düşüncelerinin etkisi altında olmasıdır.

Canayakın olmak; kişisel ilişkilere olumsuz değerlerle değil, olumlu değer yargılarıyla yaklaşmaktır.

Halo etkisi; fiziksel olarak çekici olan kişilerin, doğru olmasa bile, olumlu başka niteliklere de sahipmiş gibi algılanmasıdır.

ÜNİTE 4- İletişim Sürecinde Anlaşım ve Uzlaşma

İletişim sürecinde uzlaşma ve anlaşım, toplumsal ve bireysel düzeyde DUYARLILIKLA mümkündür.

Tutum; kişinin kendisine ya da çevresindeki nesne, olay ya da konuya karşı deneyimine, bilgisine, duygu ve motivasyonuna dayanarak örgütlediği ZİHİNSEL, DUYGUSAL ve DAVRANIŞSAL bir tepki ve ÖN EĞİLİMDİR.

Tutumları oluşturan faktörler şunlardır:

  • Bilişsel boyut
  • Duygusal boyut
  • Davranışsal boyut

Bilişsel boyut; belirli bir nesne hakkında sahip olunan BİLGİ ve İNANÇLARI ifade eder.

Duygusal boyut; bir kişiye ya da nesneye karşı sahip olunan DUYGULARI ifade eder.

Davranışsal boyut; kişinin inanç ve bilgileri sonucunda ortaya çıkan yargısının, bir nesneye karşı olumlu ya da olumsuz bir HAREKETE sebep olmasıdır.

Davranışların arkasındaki yönlendirici güç, TUTUMDUR.

Tutumun kuvvetliliği; kişinin bir tutuma ne derecede bağlı olduğuyla ilgilidir.

Tutumun erişilebilirliği; tutumun ne kadar kolay bir şekilde hatırlanabildiğiyle ilgilidir.

Zorunlu tutum değişikliği iki şekilde olabilir:

  • YASA ve koşulları değiştirerek
  • TEHDİR ve BASKI yoluyla

açıköğretim halkla ilişkiler vize notları

Sosyal etki; bireyin, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, diğer kişi ya da kişilerin bir konudaki duygu, düşünce ve davranışlarını DEĞİŞTİRME işlemidir. Etkiyi yaratan taraf “sosyal etki kaynağı” iken, etkilenmeye çalışılan taraf ise “sosyal etki hedefi”dir.

Uyma; bir kişinin inanç ve davranışlarını, açık bir isteği olmadan, diğer kişilere göre değiştirmesidir. Uyma davranışını gerçekleştiren kişi, davranış değişiminin nedenini tam olarak bilmemektedir.

Benimseme; kişinin inanç ve davranışını diğer kişilere göre değiştirirken, davranışın doğru olduğuna gerçekten inandığı için bu değişikliği yapmasıdır.

Pozitif sosyal davranışlar; başkasının ya da başkalarının sosyal gereksinimlerine yönelik davranışlardır.

Norm; belli durumlarda beklenen davranış ve davranış kalıbıdır.

Tutumun 4 farklı işlevi vardır:

  • Anlama ve bilgi
  • Gereksinimlerin karşılanması
  • Benliği koruma
  • İçsel değerlerin ifade edilmesi

Bireyin belirgin özelliği; kişinin birçok davranışının altında yatan ortak bir payda olmasıdır.

Zorunlu tutum değişimi; bireylerin sahip oldukları tutumlarını istenmeyen bir takı dış etkiler nedeniyle değiştirmek zorunda kalmasıdır. Edebiyatta en önemli örneği Cengiz Aytmatov’un “Gün olur asra bedel” kitabındaki “mankurtlaştırma” kavramıdır.

Karşıt uyma; sürekli olarak gruptan farklı davranma eğilimidir.

Uyma davranışının temelinde yatan olgu, grubun birey üzerindeki etkisidir.

Karşılıklılık normu taktiği; kişilere, kendilerine yardım edenlere, yeri geldiğinde yardım etmesi gerektiğinin öğretilmesidir.

Çoklu istek taktiği; ikili ilişkide, kabul ya da reddedileceğini bile bile bir istekte bulunmak ve bunun ardından gerçek isteği karşıya iletmektir. Bir örneği “eşiğe adım atma” tekniğidir. Bir başka örneği ise “reddedil, geri adım at” tekniğidir.

Öğrenci öğretmen ilişkisinde, öğretmen için doğru iletişim şu şekilde olur:

  • Açık ve anlaşılabilir açıklamalar yapar,
  • Zamanında ve etkili konuşur.
  • İletişim kurarken bireysel ayrılıkları DİKKATE ALIR.
  • İfadelerinde doğrudan öğrenciyi DEĞİL, DAVRANIŞI temel alır.

Halkla ilişkiler ve iletişim vize ders notlarını PDF formatında görüntülemek ve indirmek için tıklayınız.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir